İçeriğe geç

Allah aklı neden veriyor ?

Allah aklı neden veriyor?

Hoş geldiniz! Suyu olarak bu yazımızda “Allah aklı neden veriyor” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz.

Kayseri’de soğuk bir sabah ve içimdeki sorular

Kayseri’de sabahlar hep sert başlar. Pencereye vuran soğuk, sanki gece boyunca biriken bütün düşüncelerimi de beraberinde getirir gibi. 25 yaşındayım. Tek başıma yaşıyorum ve çoğu zaman kendi sesimle fazla vakit geçiriyorum. Bu bazen iyi, bazen yorucu.

O sabah kahvemi içerken defterimi açtım. Günlük tutmak benim için bir alışkanlıktan çok bir sığınak. İçimde birikenleri kimseye anlatamadığımda, sayfalara döküyorum. O gün tek bir cümle yazmışım:

“Allah aklı neden veriyor?”

Altına hiçbir şey eklememişim. Sanki o soru tek başına bile yeterince ağırmış gibi.

O an içimde bir huzursuzluk vardı. Ne tam bir isyan, ne de tam bir teslimiyet… İkisinin arasında sıkışmış bir hâl. Hayatın bazı dönemlerinde insan, düşüncelerinin kendi ağırlığı altında yoruluyor.

Hastane koridorunda başlayan sessizlik

O soruyu yazmadan bir gün önce hastanedeydim. Annem değil ama anneannem için… Kayseri Şehir Hastanesi’nin uzun, soğuk koridorları vardır. Ne kadar kalabalık olursa olsun, insan kendini yalnız hisseder.

Anneannemin odasına girdiğimde ışık biraz loştu. Onu yatağında öylece görmek içimi burktu. Güçlü sandığım insanların aslında ne kadar kırılgan olduğunu o an bir kez daha anladım.

Yanında otururken konuşmadı çok. Sadece elimi tuttu. O elin sıcaklığı hâlâ aklımda.

O an içimden geçen ilk düşünce şuydu: “Allah aklı neden veriyor?”

Çünkü akıl, bazen insana en ağır yük gibi geliyor. Düşünmek, görmek, anlamak… Her şeyi fark etmek bazen bir lütuf gibi değil, bir sınav gibi.

Anneannemin gözlerine baktığımda onun aklıyla değil, kalbiyle yaşadığını hissettim. Belki de daha huzurluydu.

Ben ise sürekli düşünen, sürekli sorgulayan biriydim. Ve bu sorgulama beni yavaş yavaş yoruyordu.

Gece yarısı iç hesaplaşma

O gece eve döndüğümde uyuyamadım. Kayseri’nin sessizliği bile zihnimi susturmuyordu. Dışarıda rüzgâr vardı, ama içimde daha büyük bir rüzgâr esiyordu.

Kendi kendime soruyordum:

“Eğer her şeyi anlıyorsam neden huzurlu değilim? Eğer akıl beni doğruya götürüyorsa neden bu kadar kararsızım?”

İşte o noktada tekrar aynı soru geldi:

“Allah aklı neden veriyor?”

Cevap bulmak için değil, bazen sadece dayanmak için düşünür insan. Ama o gece düşüncelerim dayanılacak gibi değildi. Birbirine dolanmış, çıkmaz bir sokakta dönüp duruyordum.

Telefonu elime aldım, hiçbir şey yapmadan baktım. Bildirim yoktu. İnsan bazen en çok o sessizlikte kayboluyor.

O an fark ettim: Akıl, sadece çözüm üretmek için değil, bazen insanın kendisiyle yüzleşmesi için var.

Ve bu yüzleşme her zaman kolay olmuyor.

Bir çocukluk anısı ve ilk sorgu

Aklım beni çocukluğuma götürdü. Kayseri’nin eski mahallelerinden birinde büyümüştüm. O zamanlar her şey daha basitti. Sorular bile daha basitti.

Bir gün babama sormuştum:

“Allah neden bizi düşünüyor gibi yaratmış?”

Babam uzun süre susmuştu. Sonra sadece şunu demişti:

“Çünkü insan, anlamak için yaratıldı.”

O cümleyi o zaman tam kavrayamamıştım. Ama şimdi, yıllar sonra, o söz içimde yankılanıyor.

Anlamak… Ne kadar ağır bir kelime aslında. Çünkü anlamak, bazen kabul etmeyi de beraberinde getiriyor. Ve her şeyi kabul etmek kolay değil.

Akıl ve kalp arasındaki gerilim

Bir gün yürürken bunu daha net hissettim. Şehir merkezinde, Erciyes’in soğuk rüzgârı yüzüme vururken insanlar yanımdan geçip gidiyordu.

Herkes bir yere yetişiyordu. Ama ben sanki hiçbir yere ait değildim.

O an düşündüm: Akıl insanı ileri mi taşır, yoksa bazen olduğu yerde mi bırakır?

Çünkü çok düşündüğümde, çoğu zaman hareket edemiyorum. Seçenekler çoğalıyor, ihtimaller büyüyor ve ben olduğum yerde kalıyorum.

Ama kalbim devreye girdiğinde durum değişiyor. Daha az düşünüyorum, ama daha çok hissediyorum.

Ve o an fark ettim ki Allah aklı verirken sadece düşünmeyi değil, dengeyi de istemiş olabilir.

Ama bu dengeyi kurmak kolay değil.

Anneannemin duası ve basit bir cevap

Bir hafta sonra tekrar hastaneye gittim. Anneannem biraz daha iyiydi. Gözleri daha canlıydı.

Yanına oturduğumda bana uzun uzun baktı. Sonra çok basit bir şey söyledi:

“Çok düşünme oğlum. İnsan bazen sadece inanarak da yürür.”

O cümle içimde bir yere dokundu.

O an anladım ki akıl, insanı çıkmaza sokmak için değil; o çıkmazda bile bir yol bulabilsin diye verilmiş.

Ama insan bazen aklı yanlış kullanıyor. Her şeyi kontrol etmeye çalışıyor. Her sonucu önceden bilmek istiyor. Ve bu istek, içimizi yoruyor.

Anneannemin sade cümlesi bana şunu hatırlattı: Belki de akıl, her şeyi çözmek için değil, her şeyi anlamlandırabilmek için var.

Gece defterine düşen yeni cümle

Eve döndüğümde defterimi tekrar açtım. Aynı sayfa… Aynı soru:

“Allah aklı neden veriyor?”

Ama bu kez altına bir şey yazdım. İlk kez cevap gibi hissettim:

“Bazen yol bulmak için, bazen de kaybolduğunu fark etmek için.”

Çünkü kaybolduğunu fark etmek bile bir başlangıçtır.

Akıl, insana hem yön verir hem de yönünü sorgulatır. Bu yüzden bazen ağır gelir.

Ama o ağırlığın içinde bir anlam vardır.

Yalnız bir akşam ve içimdeki fark ediş

O akşam Kayseri’de hava çok soğuktu. Camdan dışarı baktım. Sokak lambaları titrek yanıyordu. İnsanlar evlerine çekilmişti.

İçimde garip bir huzur vardı. Tam anlamıyla mutlu değilim, tam anlamıyla üzgün de… Ama daha sakinim.

Çünkü artık aklın sadece soru sormak için olmadığını düşünüyordum. Bazen insanı durdurmak için, bazen de kendine döndürmek için verildiğini hissediyordum.

Belki de Allah aklı, insan kendini kaybetmesin diye veriyordu. Ama aynı zamanda insanın kendini bulması için de.

İkisi aynı anda mümkün oluyordu.

Son düşünce: ağır ama gerekli bir hediye

Şimdi geriye dönüp baktığımda, o soruyu daha farklı hissediyorum.

“Allah aklı neden veriyor?”

Belki cevap tek bir cümle değil. Belki bir yaşam biçimi.

Çünkü akıl, insana hem en büyük soruları sorduruyor hem de o sorularla yaşamayı öğretiyor.

Ve ben Kayseri’de, kendi küçük odamda, defterimin başında şunu öğrendim:

Aklım bazen beni yorsa da, beni ben yapan şey de o. Ve belki de en çok bu yüzden verilmiş.

Sessiz bir gece daha… Ama içimde daha net bir ses var artık. Düşünceler hâlâ var, ama artık beni boğmuyorlar. Sadece yanımda yürüyorlar.

Bu yazımızın sonunda sizi yalnız bırakmıyoruz; “Allah aklı neden veriyor” hakkında aklınıza takılan her şeyi Suyu üzerinden sorabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://guvercinforum.com https://revu.com.tr https://kozastor.com.tr Sitemap
https://ilbet.casino/