İçeriğe geç

Rize hangi mezhep ?

Rize Hangi Mezhep? Toplumsal Düzenin Dini Kodları Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi

Bir siyaset bilimci için din, sadece inanç alanı değildir; aynı zamanda iktidarın örgütlenme biçimidir. Rize örneğinde bu durum daha da belirgindir. Karadeniz’in yeşil yamaçlarında yaşayan insanların dini kimliği, yalnızca bireysel bir aidiyet değil, aynı zamanda toplumsal düzenin, otoritenin ve vatandaşlık bilincinin şekillendiği bir zemindir. Peki, Rize hangi mezhep ağırlıklıdır sorusu sadece teolojik bir merak mı, yoksa derin bir siyasal anlam mı taşır?

Rize’nin Mezhepsel Kimliği: Sünni Hanefilik ve Şafilik Arasında Bir Hat

Rize genel olarak Sünni mezhebine mensup bir nüfusa sahiptir. Ancak bu Sünniliğin içinde ağırlıklı olarak Hanefi ve Şafii yorumlar görülür. Şehir merkezine yakın kesimlerde Hanefi yorumun hâkimiyeti dikkat çekerken, kırsal ve dağlık bölgelerde Şafii etkisi gözlemlenir. Bu fark, yüzeyde bir dini ayrım gibi görünse de aslında iktidar ilişkileri ve kurumsal temsil açısından derin bir anlam taşır.

Devletin ideolojik aygıtı olarak işleyen Diyanet kurumu, Türkiye’deki mezhepsel çeşitliliği resmî Sünnilik çerçevesinde normalize eder. Rize’de bu durum, devlet–vatandaş ilişkisi düzeyinde bir uyum üretir. Ancak bu uyum, yerel güç ilişkilerinin gölgesinde şekillenir: kimlerin “doğru” Müslüman, kimlerin “farklı” olduğuna dair söylemler, iktidar alanlarını yeniden üretir.

Güç İlişkileri: Erkek Egemen Yapılar ve Stratejik İktidar Alanları

Rize’nin toplumsal yapısında erkeklerin siyasal davranış biçimleri genellikle stratejik ve güç odaklıdır. Erkekler, dini aidiyetlerini çoğu zaman bir siyasal meşruiyet aracı olarak kullanırlar. Cami dernekleri, belediye ilişkileri, mahalle ağları üzerinden kurulan bu ağ, erkek egemen bir iktidar biçimini pekiştirir. Bu durum sadece dini alanda değil, ekonomi ve yerel yönetim ilişkilerinde de belirgindir.

Bir siyaset bilimci için burada sorulması gereken provokatif bir soru şudur: Rize’de din, bir inanç mı yoksa bir iktidar stratejisi mi? Erkeklerin dini kimlik üzerinden kurdukları hegemonya, devletin resmi ideolojisiyle birleştiğinde güçlü bir patriyarkal siyaset üretir. Bu siyaset, dini söylemi araçsallaştırarak, toplumsal düzeni kontrol altında tutar.

Kadınlar, Dindarlık ve Demokratik Katılım: Sessiz Gücün Siyaseti

Kadınlar için din, Rize’de farklı bir anlam taşır. Erkeklerin iktidar kurduğu alanların aksine, kadınlar dini pratikleri toplumsal etkileşim ve dayanışma aracı olarak kullanır. Kadınlar için cami avlusu kadar ev toplantıları, komşu ziyaretleri ve sosyal yardımlaşma ağları da birer “kamusal alan”dır. Bu durum, görünürde apolitik gibi dursa da, aslında mikro düzeyde bir demokratik katılım biçimidir.

Kadınlar, dinin sınırlarını yeniden yorumlayarak, erkeklerin kontrol ettiği alanlara alternatif bir güç biçimi inşa ederler. Peki, bu “sessiz güç” zamanla bir siyasal fark yaratabilir mi? Rize’deki kadın dindarlığı, hem geleneksel değerlere sadık kalır hem de dayanışma kültürüyle toplumsal denge üretir. Bu, siyaset bilimi açısından alt kültürlerin iktidara karşı direniş biçimi olarak okunabilir.

İdeoloji, Kurumlar ve Vatandaşlık: Rize’de Dinin Devletle Dansı

Rize’nin mezhepsel kimliği sadece dini değil, aynı zamanda ideolojik bir pozisyondur. Bu kimlik, devlete duyulan güvenle, iktidar partilerine verilen destekle ve yerel kurumsal ilişkilerle örülüdür. Diyanet’in hutbeleri, imamların söylemleri, yerel medyanın dili — hepsi bir ideolojik bütünlük yaratır. Bu bütünlük, vatandaşlık anlayışını da şekillendirir: iyi vatandaş, devlete sadık, dindar ve toplumsal hiyerarşiye uyumlu olandır.

Bu noktada şu soru kaçınılmazdır: Vatandaşlık, sadakatle mi yoksa katılımla mı ölçülmelidir? Eğer din, iktidarın bir ideolojik aygıtıysa, bireyin siyasal özneliği nerede başlar ve nerede biter?

Sonuç: Mezhep, Siyaset ve Toplumsal Güç Dengesi

Rize’nin mezhepsel dokusu, sadece dini değil, toplumsal ve siyasal düzenin de aynasıdır. Hanefi–Şafii çizgisi, sadece ibadet biçimlerini değil, aynı zamanda iktidar ilişkilerini, cinsiyet rollerini ve vatandaşlık anlayışını belirler. Erkeklerin stratejik gücü, kadınların dayanışmacı yaklaşımıyla birleştiğinde, görünmez ama etkili bir toplumsal düzen ortaya çıkar.

Belki de en temel soru şudur: Rize’de mezhep kimliği, inançtan çok bir kimlik siyaseti midir? Bu sorunun cevabı, sadece Rize’yi değil, Türkiye’de din–devlet–toplum üçgeninin geleceğini de anlamak için anahtar niteliktedir.

8 Yorum

  1. Çağıl Çağıl

    Bunun yanı sıra kullandığı dil Karadeniz Türkçesi olan Doğu Trabzon ve Batı Rize’de yaşayan halk topluluğu da kendini ” Laz ” olarak addetmektedir. Oran olarak, en fazla Artvin’de ( .8), Rize’de ( .0 ), Sakarya’da ( .7), Kocaeli’de ( .7), Bolu’da ( .5), Bursa ve Muş’ta ise ( .1) anadil olarak Lazca konuşmaktaydı. Bu nüfusun 3.943’ü sadece Lazca konuşabiliyordu. Anadili olarak Lazca konuşanların yanında 55.158 kişi ikinci dili olarak Lazcayı konuşabilmekteydi.

    • admin admin

      Çağıl!

      Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazının anlatım gücünü artırdı ve daha ikna edici bir metin ortaya çıkmasına yardımcı oldu.

  2. Harun Harun

    Rize bölgesinin genel karakteristiği olarak, denize, çay tarımına (1940’lar sonrası), zorlu dağ yaşamına ve yayla kültürüne bağlı olarak üretimde bulunan yöre insanı, kendine has şivesiyle türküler, destanlar, hikayeler, masallar, bilmeceler, ninniler, fıkralar söylemiş ve nesilden nesile aktarmıştır. Yörede Hıristiyanlığı ilk kabul eden Rumlar olmuştur. Trabzon ve civarını fethiyle birlikte bölgedeki Türk ve Müslüman nüfus hızla artarak en büyük dini grubu oluşturmuştur.

    • admin admin

      Harun!

      Teşekkür ederim, önerileriniz yazının doğallığını artırdı.

  3. Suna Suna

    Rize ilinin adı ile ilgili olarak değişik görüşler ileri sürülmüştür; Yunanca pirinç anlamına gelen Rhisos, Rumca’da “RIZA” olarak dağ eteği anlamında kullanılmıştır. Osmanlıca’da ise “RİZE” ufak kırıntı, döküntü anlamındadır . Rize’de günlük hayatı ve inanç yapısını belirleyen baskın unsur İslam inancıdır. Bununla birlikte gündelik hayatın hemen her alanında çeşitli batıl inanç örneklerine de rastlanmaktadır. Halk inançları tamamen dinî olmadıkları gibi tamamen din dışı da değildirler.

    • admin admin

      Suna!

      Yorumlarınız yazının yapısını sağlamlaştırdı.

  4. Gülcan Gülcan

    o RİZE, o ATİNA (Hemşin nahiyeleri dahil), o LAZLUK (Ardeşen, Vitçe/Fındıklı, Arhavi, Hopa dahil) üç kaza halinde Turabzon’a bağlı gösteriliyor. Trabzon ve Rize’de ki (Hemşin) “Bornak” adlı köy ve yayla da, Akkoyunlu’ların vezirler çıkaran boyundan olup, buralara iskan edilen koldan kalmadır. Tarihçe – Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü – T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarihce Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü – T.C.

    • admin admin

      Gülcan! Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazının akışını düzenledi ve daha anlaşılır hale getirdi.

Çağıl için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
https://ilbet.casino/